Dünya Tiyatro Günü'ne özel yazı dizimiz başlıyor. Cumhuriyetin kalbi Ankara'nın kültürel hafızasını taşıyan tarihi sahnelerin izini sürüyoruz.
Başkent Haberler olarak, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü vesilesiyle Ankara’nın sanatsal belleğine ışık tuttuğumuz yeni bir yazı dizisine başlıyoruz: "Ankara'nın Tarihi Tiyatro Binaları". İlk bölümümüzde, sadece birer sanat merkezi değil, aynı zamanda Genç Cumhuriyetin modernleşme vizyonunun mimari sembolleri olan iki dev eseri, Büyük Tiyatro ve Küçük Tiyatro'yu mercek altına alıyoruz.
Ulus'ta yer alan ve Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın en güzide örneklerinden biri olan II. Vakıf Apartmanı (Evkaf Apartmanı), Mimar Kemaleddin Bey tarafından tasarlanmıştır. 1927-1930 yılları arasında inşa edilen bu muazzam yapı, Devlet Tiyatroları'nın doğuşuna tanıklık etmiştir. Binanın içinde yer alan Küçük Tiyatro (1947) ve Oda Tiyatrosu (1956), Muhsin Ertuğrul'un öncülüğünde Ankara'yı tiyatronun başkenti yapan ilk kıvılcımları ateşlemiştir. Bugün hala o tarihi ahşap dokusunun kokusuyla seyircilerini büyülemeye devam etmektedir.
Atatürk Bulvarı üzerinde yer alan ve başlangıçta bir sergi evi olarak mimar Şevket Balmumcu tarafından (1933) tasarlanan yapı, daha sonra Alman mimar Paul Bonatz'ın dokunuşlarıyla 1948 yılında bir opera ve tiyatro binasına dönüştürülmüştür. Hem Devlet Tiyatroları'nın hem de Devlet Opera ve Balesi'nin en görkemli eserlerine ev sahipliği yapan Büyük Tiyatro, geniş sahnesi ve localarıyla Ankara'nın kültürel prestijinin kalbidir.
Tiyatro Sahnesi Mimari Akım / Tasarımcı Açılış / Dönüşüm Kültürel Önemi Küçük Tiyatro I. Ulusal Mimarlık (Mimar Kemaleddin) 1947 Devlet Tiyatroları'nın ilk resmi sahnesi. Büyük Tiyatro Modern & Ulusal Sentez (P. Bonatz) 1948 Başkentin en büyük sahne sanatları merkezi. Oda Tiyatrosu II. Vakıf Apartmanı İçi 1956 Samimi, deneysel ve avangart oyunların beşiği.