BİR Hilal-i Ahmer Fedaisinin Portresi: Abdurrahman Peşaveri

Bazı yolculuklar vardır, sadece coğrafyalar değil, gönüller de aşılır. Peşaver ile İstanbul arasında uzanan o kadim yol, böyle bir yolculuğun hikâyesidir.

https://www.baskenthaberler.com/abdurrahman-pesaveri-resimleri,12.html
BİR Hilal-i Ahmer Fedaisinin Portresi: Abdurrahman Peşaveri

Bazı yolculuklar vardır, sadece coğrafyalar değil, gönüller de aşılır. Peşaver ile İstanbul arasında uzanan o kadim yol, böyle bir yolculuğun hikâyesidir.

1886 yılında, bugün Pakistan sınırları içinde kalan Peşaver şehrinde, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Peşaver’de iyi bir eğitim aldı; küçük yaşlardan itibaren içinde büyüyen Türklere hayranlığı, çevresindekilerin ona hitap şeklini bile değiştirdi. Kardeşleri, onun bu tutkusunu fark etmiş olacak ki kendisine “Türki Lala” derlerdi. Türk ağabey.

I. Balkan Savaşı başladığında, o henüz genç bir öğrenciydi. Öncülük ettiği arkadaşlarıyla birlikte yemek paralarından artırdıkları parayı Hilal-i Ahmer’e bağışladılar. Bu ilk küçük adım, onun kaderini değiştirecek büyük yolculuğun habercisiydi.

Hindistan Hilal-i Ahmer Cemiyeti, bir tıbbi heyeti İstanbul’a göndermeye karar verdi. Genç adam, ailesinden habersiz, gizlice kendi eşyalarını satarak yol masrafını karşıladı. 30 Aralık 1912’de İstanbul’a ulaşan heyette yer aldı. Artık o, bir gönüllü neferdi.

İstanbul’da hasta bakıcılık yaparken, Hindistan gazetelerine düzenli haberler gönderdi. Fiilen muhabirlik yapıyordu. Fakat bu onun için yeterli değildi. Harp Okulu’na kaydoldu, askerî eğitimini Beyrut’ta sürdürdü. I. Dünya Savaşı başladığında teğmen rütbesiyle Gelibolu cephesinde savaştı. Üç kez yaralandı. Her seferinde yeniden ayağa kalktı.

Millî Mücadele yıllarında ise Amasya’ya geçti. Kuvâ-yı Milliye’nin İngilizce yazışmalarında görev aldı. En önemli katkısı ise Anadolu Ajansı’nın kuruluş çalışmalarına katılması ve ajansın ilk çalışanı olarak kayda geçmesi oldu. Dünyaya ses olan bir kurumun ilk neferiydi o.

Peşaveri, TBMM adına Ağustos 1920’de Afganistan’a “Fevkalade Murahhas” (olağanüstü temsilci) unvanıyla atandı. 1922’de görevini Fahrettin Paşa’ya devrederek İstanbul’a döndü. Vatan bildiği topraklara hizmet etmiş, şimdi yeni bir dönemin eşiğindeydi.

Ancak hikâye burada bitmiyor. 21 Mayıs 1925 gecesi, Beşiktaş’tan Nişantaşı’ndaki evine dönerken meçhul üç şahıs tarafından tabancayla vuruldu. Tüm çabalara rağmen 30 Haziran 1925’te hayata gözlerini yumdu.

O, doğduğu topraklardan çok uzakta, seçtiği vatanın bağrında yatıyor. Bugün Anadolu Ajansı 106 yaşında. Onun gibi fedakârların emeğiyle büyüyen bu kıymetli mirası, isimlerini anmadan da saygıyla yâd edebiliriz. Çünkü bazen en büyük kahramanlık, sessizce yapılan ve adı unutulanlara aittir.


Kaynakça

  • Görsel 1.jpg – Başlık: Abdurrahman Peşaveri

  • Görsel 2 .jpg – Doğum yeri ve ailesi hakkında bilgi

  • Görsel 3.jpg – “Türki Lala” lakabı ve Balkan Savaşı’ndaki bağış

  • Görsel 4.jpg – Hindistan Hilal-i Ahmer heyeti ve İstanbul’a geliş (30 Aralık 1912)

  • Görsel 5 .jpg – Hasta bakıcılık, muhabirlik, Harp Okulu, Beyrut, Gelibolu (teğmen rütbesi, üç kez yaralanma)

  • Görsel 6.jpg – Millî Mücadele, Amasya, Kuvâ-yı Milliye yazışmaları, Anadolu Ajansı’nın ilk çalışanı

  • Görsel 7.jpg – Ağustos 1920’de Afganistan’a “Fevkalade Murahhas” atanması, 1922’de Fahrettin Paşa’ya devir

  • Görsel 8.jpg – 21 Mayıs 1925’te uğradığı silahlı saldırı ve 30 Haziran 1925’te vefatı

Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2026, 15:30

Muhittin ÇİFTÇİ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER