Ağrı'da öyle günler vardır ki, sabah evden çıkarsın, akşam eve dönene kadar şehrin yarısını gezmiş olursun.
Ama bir de öyle günler vardır ki, sadece gezmezsin...
Şehrin derdine, tasasına, yatırımına, şantiyesine, hastanesine, okuluna, parkına tek tek bakarsın.
İşte Ruken Kilerci'nin Ağrı'daki o yoğun günü de tam olarak böyle bir gündü.
Dün Ağrı'nın bir ucundan diğer ucuna uzanan bir saha mesaisi vardı.
Öyle "Gittik, baktık, geldik" mesaisi değil bu...
Adeta Ağrı'nın yatırım röntgeni çekildi.
"Şu iş ne durumda?"
"Bu proje nereye geldi?"
"Burada ne yapılıyor?"
"Vatandaş ne zaman kullanacak?"
Sorularının cevabı sahada arandı.
TRT Park'tan başlandı...
Emniyet binasına geçildi...
Kütüphane gezildi...
V Mall Ağrı'ya bakıldı...
270 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'nin inşaatına gidildi...
Sonra direksiyon Eleşkirt'e kırıldı.
DSİ kanalı görüldü.
Asfalt çalışmaları değerlendirildi.
Arada Toprakkale'de bir taziye ziyareti yapıldı.
Günün finali ise Millet Bahçesi'nde kadın teşkilatıyla oldu.
Şimdi gelin, bu günü anlatalım.
Çünkü bu şehrin insanı neyin ne olduğunu bilir.
Lafı da dolandırmaz.
TRT Park'a da bir el attı!
Şimdi TRT Park meselesi var...
100 dönümlük alan!
Dile kolay...
100 dönüm!
İçinde yürüyüş yolları olacak.
Bisiklet yolları olacak.
Çocuk oyun alanları olacak.
Yani Ağrılı vatandaşın yıllardır söylediği o meşhur cümle var ya:
"Yahu kardeşim, çoluk çocuğu alıp gideceğimiz şöyle adam akıllı bir yer olsun."
İşte tam da onun karşılığı.
Kilerci de çıkmış gitmiş, alana bakmış.
Öyle uzaktan bakıp geçmemiş.
Çalışmaları yerinde görmüş.
Yetkililerden bilgi almış.
"Ne yaptınız, ne kadar kaldı, işler nasıl gidiyor?" diye bakmış.
Şimdi Ağrılı'nın gözü burada.
Vatandaşın dilinde tek soru:
"İyi güzel de kardeşim, ne zaman bitecek de gidip oturacağız?"
İşte mesele bu.
Çünkü Ağrı artık proje görmekten ziyade, projenin tamamlanıp hizmete girmesini istiyor.
Emniyet binası da yakın markajda
Sonra rota yeni Emniyet Müdürlüğü binasına çevrilmiş.
Yeni bina yapılıyor.
Kapalı otopark yapılıyor.
TOMA binası yapılıyor.
Kilerci de gitmiş, çalışmaları yerinde görmüş.
"Bir bakalım, işler nereye geldi?" demiş.
İnşaat alanını gezmiş.
Yetkililerden bilgi almış.
Yani burada da mesele aynı:
"İş ne durumda, ne zaman bitecek?"
Vatandaşın beklentisi belli.
Yapılan yatırımın bir an önce tamamlanması ve hizmete girmesi.
Kütüphane mi? Hem de ne kütüphane!
Gelelim Ağrı'nın yeni kütüphanesine...
Burada özellikle gençlerin kulağı dikilecek.
Çünkü yapılacak yer öyle "İki raf, üç masa, bir de sandalye" hesabı değil.
Tam 8 bin 41 metrekarelik inşaat alanından bahsediyoruz.
1.550 kişilik oturma kapasitesi planlanıyor.
İhtisas okuma salonları...
Geniş çalışma alanları...
Aktivite salonları...
100 kişilik amfi...
Modern sosyal yaşam alanları...
Hepsi düşünülmüş.
Şimdi gençleri düşünün...
Sınava hazırlanıyor.
Ders çalışacak yer arıyor.
Kitap okuyacak.
Araştırma yapacak.
Bir yandan da "Nereye gideceğiz?" diye düşünüyor.
İşte bu proje tamamlandığında gençlerin önüne yepyeni bir kapı açılması hedefleniyor.
Kilerci de gitmiş, çalışmaları yerinde incelemiş.
Şimdi Ağrı'nın gençleri de doğal olarak şunu soruyor:
"Tamam abla, güzel de... Ne zaman açılacak?"
İşte bekleyişin özeti bu.
V Mall Ağrı... Şehrin gözü burada!
Gelelim V Mall Ağrı'ya...
84 bin 500 metrekarelik inşaat alanı!
Büyük proje.
Hem de öyle küçük bir yatırım değil.
Ağrı'nın ticaret hayatına hareket getirmesi bekleniyor.
Yeni markalar gelecek.
Yeni iş imkanları oluşacak.
İstihdam sağlanacak.
Şehir hareketlenecek.
Vatandaşın beklentisi de açık:
"İnşallah bizim gençlere iş olur."
Şimdi düşünün...
Bir genç iş arıyor.
Bir başka genç şehir dışına gitmek zorunda kalıyor.
Bir başkası "Ağrı'da iş yok" diye yakınıyor.
İşte böyle yatırımların en önemli taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor.
Yeni iş kapıları açmak.
Yeni istihdam alanları oluşturmak.
Şehre ekonomik hareket kazandırmak.
Kilerci de V Mall Ağrı'nın inşaat alanına giderek projeyi yerinde görmüş.
Şimdi Ağrılı vatandaşın gözü kulağı burada:
"AVM ne zaman bitecek?"
"Ne zaman kapısından girip alışveriş yapacağız?"
Vatandaşın merakı bu.
270 yataklı hastane... Ağrı'nın gözü kulağı burada!
Gelelim günün en kritik duraklarından birine...
270 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi.
Kilerci burada da sahada.
İnşaatı yerinde görüyor.
Çalışmaların son durumunu değerlendiriyor.
Modern poliklinikler olacak.
Ameliyathaneler olacak.
Yoğun bakım üniteleri olacak.
Modern sağlık imkanları olacak.
Ama işin bir de can alıcı noktası var.
Doğu Anadolu Bölgesi'nin tek Onkoloji Tanı ve Tedavi Merkezi'nin burada olması planlanıyor.
Şimdi bunu Ağrılı'nın diliyle anlatalım.
Allah kimseyi hastalıkla sınamasın.
Ama insanın başına geldi mi, işte o zaman mesele değişiyor.
Hasta olmuşsun...
Bir de kalkıp başka şehre gideceksin.
Yol...
Masraf...
Konaklama...
Refakatçi...
Çoluk çocuk...
İnsan zaten hastalıkla uğraşıyor, bir de bunlarla uğraşıyor.
Ağrılı vatandaşın gönlünden geçen ne?
"Tedavimiz kendi memleketimizde yapılsın."
İşte bu hastanenin taşıdığı anlam da burada.
Kilerci de gidip hastanenin son durumuna bakmış.
Şimdi Ağrı'nın beklediği şey belli:
"Yeter ki bir an önce tamamlansın, kapıları açılsın, vatandaş hizmet alsın."
Ruken Kilerci bu kez Eleşkirt yolunda!
Ağrı merkez bitti mi?
Yok!
Daha bitmedi.
Bu kez rota Eleşkirt.
Yanında AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız...
Eleşkirt Belediye Başkanı Ramazan Yakut...
İlçe Başkanı Taner Kazak...
Hep beraber sahadalar.
Gündemde ne var?
DSİ kanalı.
Asfalt çalışmaları.
Altyapı.
Yani vatandaşın günlük hayatını doğrudan ilgilendiren işler.
"Şu kanal ne oldu?"
"Asfalt ne durumda?"
"Çalışmalar ne zaman bitecek?"
İşte bunlar yerinde değerlendiriliyor.
Kilerci ve beraberindeki heyet, ilçedeki çalışmaları yerinde görüp süreci takip ediyor.
Çünkü vatandaşın istediği belli:
"Yolumuz düzgün olsun, altyapımız sağlam olsun, işimiz görülsün."
Mesele bu kadar basit.
Toprakkale'de bu kez acı vardı
Yatırım...
Şantiye...
Hastane...
Kütüphane...
Derken hayatın başka bir yüzü de var.
Acı.
Taziye.
Kilerci, Toprakkale Köyü'nde Gültekin Ailesi'ne taziye ziyaretinde bulunmuş.
Ailenin acısını paylaşmış.
Merhuma Allah'tan rahmet dilemiş.
Yakınlarına sabır ve başsağlığı dilemiş.
Çünkü memleket dediğin sadece beton, asfalt, bina değildir.
Memleket dediğin, insanın zor gününde yanında olmaktır.
Acısına ortak olmaktır.
"Başınız sağ olsun" demektir.
Kilerci'nin programında bunun da yeri vardı.
Günün finali Millet Bahçesi'nde
Günün sonunda ise Millet Bahçesi...
Bu kez yatırım yok.
Şantiye yok.
İnşaat yok.
Bu kez teşkilat var.
Sohbet var.
Hasbihal var.
Kilerci, AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız ile birlikte Kadın Kolları Başkanı Zeynep Eldem'in düzenlediği Kadın Teşkilatı Piknik Buluşması'na katılmış.
Kadın teşkilatıyla bir araya gelmiş.
Sohbet edilmiş.
Birlik beraberlik konuşulmuş.
Emek verenlere teşekkür edilmiş.
Günün yorgunluğu da böylece biraz olsun atılmış.
Şimdi gelin kahveye oturalım...
Şimdi Ağrı'da bir kahveye gidelim.
Çaylar masada.
Biri soruyor:
"Ruken Kilerci bugün ne yaptı?"
Öbürü cevap veriyor:
"Valla boş durmadı."
"Ne yaptı?"
"TRT Park'a gitti."
"Başka?"
"Emniyet binasına baktı."
"Başka?"
"Kütüphaneyi gezdi."
"V Mall'a da uğramış."
"270 yataklı hastaneye de bakmış."
"Sonra Eleşkirt'e geçmiş."
"DSİ kanalına bakmış."
"Asfalt çalışmalarını incelemiş."
"Toprakkale'de taziyeye gitmiş."
"Akşam da kadın teşkilatıyla buluşmuş."
Kahvenin köşesinde oturan yaşlı amca çayından bir yudum alır.
Bir süre susar.
Sonra o meşhur cümleyi söyler:
"İyi güzel de evladım... Bunlar ne zaman bitecek?"
İşte Ağrı'nın meselesi tam olarak burada.
Vatandaş artık sadece proje duymak istemiyor.
Projenin tamamlanmasını istiyor.
Parkı görmek istiyor.
Hastanenin kapısından içeri girmek istiyor.
Kütüphanede çocuğunun ders çalışmasını istiyor.
AVM'nin açılmasını, gençlerin iş bulmasını istiyor.
Emniyet binasının hizmete girmesini istiyor.
Eleşkirt'teki altyapının tamamlanmasını istiyor.
Kısacası vatandaş artık şunu söylüyor:
"Yapılıyorsa yapılsın, başlanıyorsa bitirilsin, yatırım geldiyse hizmete dönüşsün."
Ruken Kilerci'nin sahadaki programına baktığımızda ise ortaya şu tablo çıkıyor:
Ağrı'nın dört bir yanında devam eden yatırımlar tek tek gezilmiş.
Projelerin son durumu yerinde görülmüş.
Yetkililerden bilgi alınmış.
Eleşkirt'in sorunları masaya yatırılmış.
Taziyede vatandaşın acısına ortak olunmuş.
Günün sonunda teşkilatla bir araya gelinmiş.
Yani kısacası...
Bir gün, Ağrı'nın yatırım haritasını baştan aşağı dolaşılmış.
Şimdi gözler sahada.
Vatandaşın kulağı projelerin ne zaman tamamlanacağında.
Çünkü Ağrı'nın insanı artık laf değil, sonuç görmek istiyor.
Ve kahvedeki o yaşlı amcanın dediği gibi:
"Hele bir bitsin de, gidip biz de görelim!"
İşte şimdi bütün mesele burada.
Projeler tamamlanacak mı?
Kapılar ne zaman açılacak?
Ağrı ne zaman bu yatırımların meyvesini yiyecek?
Bunu da zaman gösterecek.
Ama bugün itibarıyla Ruken Kilerci'nin mesajı oldukça açık:
"Ağrı'da ne yapılıyorsa, biz de sahada takip ediyoruz."
Ve belli ki bu saha turunun devamı da gelecek...
