BONN — Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Yardımcı Organları 64. Oturumu kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Sekretaryası arasında hayati bir "Ev Sahibi Ülke Anlaşması" imzalandı.
Küresel iklim diplomasisinde Türkiye’nin liderlik rolünü perçinleyen bu stratejik imza, ülkenin COP31 (31. Taraflar Konferansı) başkanlığı adaylığı ve geleceğe dönük yeşil dönüşüm vizyonu açısından en kritik dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Bilime Dayalı ve Somut Rakamlarla Net Bir Yol Haritası
Bonn’daki uluslararası oturumun açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin iklim krizine karşı ortaya koyduğu net vizyonu şu sözlerle aktarmıştı:
-
Sahada Somut Adımlar: Türkiye’nin iklim diplomasisindeki yol haritasının son derece net, çıktıları belirgin ve tamamen bilime dayalı bir sürece işaret ettiği vurgulandı.
-
COP31 Eylem Ajandası: Paris Anlaşması’nın ikinci on yılında, ilk Küresel Durum Değerlendirmesi’nin sonuçlarını sahada somutlaştırmak adına hedeflerin somut rakamlarla dünya kamuoyuyla paylaşılacağı ilan edildi.

İklim Diplomasisinde İkinci On Yıla Güçlü Başlangıç
İmzalanan bu "Ev Sahibi Ülke Anlaşması", Türkiye'nin BM nezdindeki kurumsal temsil yeteneğini ve küresel çevre politikalarındaki ağırlığını artırıyor. Bakanlık ile BM Sekretaryası arasındaki bu mutabakat, önümüzdeki süreçte uluslararası iklim müzakerelerinin organizasyonel altyapısını ve Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi planlanan üst düzey zirvelerin hukuki ve lojistik çerçevesini belirliyor. Türkiye, bu hamleyle küresel yeşil ekonomik dönüşümün tam merkezinde yer alma kararlılığını tüm dünyaya bir kez daha göstermiş oldu.
Küresel iklim krizleri, meteorolojik ekstrem olaylar ve çevre kirliliği; sınır tanımayan asimetrik yapılarıyla kentsel dirençliliği (urban resilience) ve insanlığın sivil savunma hatlarını doğrudan tehdit eden en büyük makro risk faktörleridir. İklim değişikliğiyle mücadele, yalnızca çevresel bir duyarlılık değil, gelecekteki olası mega afetlerin önüne geçmek adına proaktif bir sivil savunma ve ulusal güvenlik stratejisidir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın BM Sekretaryası ile Bonn’da imzaladığı "Ev Sahibi Ülke Anlaşması", Türkiye'nin küresel kriz yönetim masalarında sadece bir katılımcı değil, oyun kurucu bir aktör olduğunun en somut nişanesidir. Afet risklerinin azaltılmasında ve doğanın dengesinin korunmasında en birincil sarsılmaz kalkanın "bilimsel veri tabanlı küresel koordinasyon dehası" olduğuna inanıyoruz. Paris Anlaşması'nın ikinci on yılına yön verecek bu stratejik vizyonu ve kurumsal başarıyı yürekten kutluyor, çevre diplomasisinde ülkemizin sancaktarlığını yapan Bakanımız Sayın Murat Kurum'a ve teknik heyetimize şükranlarımızı sunuyoruz. Dirençli şehirler, sürdürülebilir çevre ve proaktif afet yönetimi, toplumsal savunmanın en mukaddes maddi temel taşıdır.

Türkiye & BM İklim Değişikliği Anlaşması Özet Kartı
| İmza Atılan Uluslararası Platform | Anlaşmanın Tarafları | Anlaşmanın Resmi Adı | Stratejik Nihai Hedef | Temel Dayanak Noktası |
|
BM İklim Değişikliği Yardımcı Organları 64. Oturumu (Bonn) |
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı & BMİDÇS Sekretaryası |
Ev Sahibi Ülke Anlaşması |
COP31 Eylem Ajandası ve Küresel Durum Değerlendirmesi Sonuçları |
Bilime dayalı, somut rakamlar içeren yeşil dönüşüm politikaları |

















































