İSTANBUL / 30 HAZİRAN 2026 — Sosyal medyadaki iddiaları ve analizleri içeren paylaşımları nedeniyle yürütülen bir soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan gazeteci Tamar Tanrıyar’ın emniyet/savcılık makamlarındaki savunması ortaya çıktı. Gemi tatili sırasında yaptığı paylaşımların basın tarafından çarpıtılarak tek bir noktaya odaklanıldığını savunan Tanrıyar, ifadelerinde dikkat çekici iddialarda bulunurken, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasını kesin bir dille reddetti ve eşi Can Tanrıyar’ın bu süreçle hiçbir bağı olmadığını vurguladı.
"Hiçbir Şahıs veya Medya Kuruluşunun İsmini Vermedim"
Tamar Tanrıyar, kamuoyunda geniş yankı uyandıran söz konusu sosyal medya paylaşımını bir gemi turu tatilindeyken yaptığını belirterek savunmasına başladı. Paylaşımında birden fazla yapısal ve sektörel konuya değindiğini ancak basının olayı manipüle ederek tek bir konuya indirgediğini iddia eden Tanrıyar, şunları söyledi:
"Ben zaten burada herhangi bir şahıs veya medya kurucu ismi vermedim. Ben konuşmamda gazete dağıtımından bahsettim fakat bunu kimin dağıttığına ilişkin herhangi bir isim vermedim. Orada da şunu söyledim: 'FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü suçu kapsamında yargılanan bir kişinin sahibi olduğu medyaya ait gazeteyi kimsenin dağıtma zorunluluğu olmadığını düşünüyorum' dedim."
"Kripto Kardeşliği İddiamın Turkuaz Medya ile İlgisi Yok"
Sektör içinde "kripto kardeşliği" olarak adlandırdığı durumun, hükümete yakın görünen bazı mecralar ile hükümete uzak duran mecralar arasındaki gizli finansal ortaklıklar olduğunu ileri süren Tanrıyar, bu tespitlerinin arkasında durduğunu belirtti. Ancak bu yapının Turkuaz Medya Grubu ile karıştırılmaması gerektiğinin altını çizerek şu açıklamayı yaptı:
"Bu bahsettiğim kripto kardeşliği... Hükümete yakın gözüken mecra ile hükümete uzak olan mecranın finansal ortaklık içerisinde olduğunu düşünüyorum. Ben buluşmaları biliyorum. Burada bahsettiğim kripto kardeşliği içerisindeki medya ile Turkuaz Medya farklıdır. Bir bağlantısı yoktur. Benim Turkuaz Medya’ya ilişkin getirdiğim tek eleştiri, Sözcü Gazetesi’nin dağıtımını yapmalarıdır. Bu benim gazetecilik faaliyetlerim içerisinde öğrendiğim bilgilerdir."
"15 Temmuz Dejavu Söylemim Bir Bilgi Değil, Betimlemedir"
Paylaşımında yer alan ve panik yaratan "15 Temmuz dejavu gibi geliyor" ifadelerine de açıklık getiren Tanrıyar, elinde somut bir istihbari bilgi olmadığını, bunun tamamen kişisel bir gündem okuması ve sosyolojik bir benzetme olduğunu savundu. Tanrıyar, "Bu bir betimlemedir. Olayları okumadır. Bir bilgiye dayalı olarak söylemedim" dedi.
"Eşim Can Tanrıyar’ın Bu Konuyla Hiçbir Alakası Yoktur"
Soruşturma dosyasında adı geçen eşi, ünlü televizyoncu ve gazeteci Can Tanrıyar’ın paylaşımlarla veya iddialarla bir ilişiği bulunmadığını belirten Tamar Tanrıyar, "Bu konuyla alakalı eşim Can Tanrıyar’ın hiçbir alakası yoktur. Kendisi zaten aktif olarak gazetecilik yapmamaktadır" diyerek eşini sürecin dışında tuttu.
"Cumhurbaşkanımız İçin Canımı Vermeye Hazırım"
Hakkındaki "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasını tamamen reddeden ve bu konuda çok hassas olduğunu dile getiren Tanrıyar, ifadesini şu çarpıcı sözlerle tamamladı:
"Ben hiçbir şekilde Cumhurbaşkanına hakaret etmedim. Hatta Cumhurbaşkanına ilişkin konularda (olumsuz konuşanlarla) arkadaşlığımı bile bitirebilirim ve canımı vermeye hazırım."
Soruşturma dosyasındaki ifadelerin ardından savcılığın olayla ilgili çok yönlü incelemesi devam ediyor.
Bağlam ve Analiz
Tamar Tanrıyar’ın ifadesi, Türkiye'deki medya dağıtım tekelleri, finansal arka planlar ve gazetecilik etiği üzerinden yürüyen örtülü bir tartışmayı gün yüzüne çıkarmaktadır. Tanrıyar'ın, muhalif çizgide yer alan Sözcü Gazetesi’nin, hükümete yakınlığıyla bilinen Turkuaz Medya Grubu’na ait dağıtım ağları (Turkuaz Dağıtım) tarafından bayilere ulaştırılmasını "tek eleştiri noktası" olarak sunması, medyadaki ticari gerçeklikler ile ideolojik pozisyonlar arasındaki tezatlığı rasyonalize etme çabasıdır. Öte yandan, "kripto kardeşliği" ve "15 Temmuz dejavusu" gibi kamuoyunda infial yaratabilecek hassas siyasi kavramları "bilgiye değil, kişisel betimlemeye" dayandırması, hukuki sorumluluktan kaçınma stratejisi olarak okunabilir. İfadenin sonundaki keskin sadakat vurgusu ise, son yıllarda yargıya intikal eden basın davalarında sanıkların ceza muafiyeti veya koruma kalkanı elde etmek için sıklıkla başvurduğu politik retorik kalıplarıyla paralellik göstermektedir.
Özet Kartı
-
Olay Nedir?: Gazeteci Tamar Tanrıyar'ın, sosyal medya paylaşımları nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında verdiği ifadenin detayları.
-
Öne Çıkan Savunma: Herhangi bir şahıs veya kurumu doğrudan hedef almadığını, "15 Temmuz dejavusu" ifadesinin sadece bir durum betimlemesi olduğunu söyledi.
-
Medya Eleştirisi: "Kripto kardeşliği" iddiasının Turkuaz Medya ile bağı olmadığını, Turkuaz Medya'ya tek eleştirisinin Sözcü Gazetesi'ni dağıtması olduğunu belirtti.
-
Can Tanrıyar Detayı: Paylaşımlarla eşi Can Tanrıyar'ın hiçbir ilgisi olmadığını, kendisinin gazetecilik yapmadığını vurguladı.
-
Cumhurbaşkanı Hassasiyeti: Cumhurbaşkanına hakaret iddiasını kesinlikle reddederek, onun için canını vermeye hazır olduğunu ifade etti.
