ANKARA – Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail ordusunun Suriye’nin güneyindeki askeri altyapı tesislerini hedef alan son saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, saldırıların bölge istikrarını tehdit eden boyutu üzerinde duruldu.
1. "Güçlü Kınama ve Egemenlik" Vurgusu
Bakanlık, İsrail'in operasyonlarını "tehlikeli bir tırmanma" olarak nitelendirerek şu noktaların altını çizdi:
-
Hukuk İhlali: Saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğu ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü açıkça ihlal ettiği belirtildi.
-
Kınama: Türkiye, komşu bir ülkenin egemenliğine yönelik bu müdahaleyi "güçlü bir şekilde" kınadığını deklare etti.
2. Uluslararası Topluma Çağrı ve 1974 Anlaşması
Türkiye, bölgedeki çatışmasızlık rejiminin korunması için tarihi bir belgeye atıfta bulundu:
-
Sorumluluk Çağrısı: Uluslararası toplumun, İsrail saldırılarını durdurmak için somut adımlar atması gerektiği ifade edildi.
-
Kuvvetlerin Ayrıştırılması: 1974 yılında imzalanan **"Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması"**nın (Disengagement Agreement) tam olarak uygulanmasının, gerilimi düşürmek adına hayati önem taşıdığı hatırlatıldı.
3. Suriye Hükümeti ve Halkıyla Dayanışma
Açıklamanın en dikkat çekici kısımlarından biri, Ankara'nın Şam yönetimiyle olan dayanışma mesajı oldu:
"Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğü, birliği ve egemenliği temelinde ülkede kalıcı istikrar ve güvenliğin tesisine dönük çabalarında Suriye Hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olmaya devam edecektir."
Diplomatik Analiz: Neden Şimdi?
28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail'in İran operasyonları ve bölgedeki karşılıklı misillemeler dikkate alındığında, Türkiye'nin bu çıkışı:
-
Bölgesel Yayılma Riski: Çatışmanın Suriye üzerinden daha geniş bir alana yayılmasını engelleme çabasıdır.
-
Uluslararası Hukuk Normu: Sınır güvenliği ve devlet egemenliği ilkelerini hatırlatarak tarafları meşru sınırlara çekme stratejisidir.