ANKARA – Türk savunma sanayii, en kritik eşiklerden biri olan "jet motoru" teknolojisinde dev bir adım attı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE Merkezi tarafından geliştirilen ve tamamen yerli imkanlarla üretilen GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru, teknik özellikleriyle dünya standartlarını zorluyor. "Uçak motoru üretilemez" iddialarına yanıt niteliğindeki bu gelişme, SAHA EXPO 2026'da büyük yankı uyandırdı.
42 Bin Lbf İtki: Devlerin LigiGÜÇHAN, tam 42 bin lbf (pound-force) itki gücüyle, yüksek performanslı savaş uçaklarına güç verebilecek bir kapasiteye sahip. MSB ARGE Merkezi Müdürü Nilüfer Kuzulu, motorun ebat olarak mevcut motorlara benzese de teknik mimarisinin, kompresör ve sıkıştırma oranlarının tamamen özgün bir tasarıma sahip olduğunu vurguladı.
Tek Kristal (Mono Kristal) TeknolojisiMotorun kalbini oluşturan ve yüksek ısıya dayanıklılık gerektiren "mono kristal" kanatçıklar (blade), tamamen yerli imkanlarla üretildi. Bu teknoloji sayesinde:
Yüksek sıcaklık ve yoğun çalışma şartlarına karşı dayanım artırıldı.
Motorun verimlilik ve performans değerleri maksimize edildi.
Kullanım ömründe uluslararası rakipleriyle yarışacak seviyeye ulaşıldı.
Seri Üretim Öncesi Son Eşik: 6 Adet HazırBakanlık bünyesinde uzun yıllardır devam eden sıvı yakıtlı roket ve uçak motoru çalışmalarının meyvesi olan GÜÇHAN’dan bugüne kadar 6 adet üretildi. Üretilen motorların kalifikasyon testlerinin bu yıl içerisinde tamamlanması ve milli platformlara entegrasyon sürecinin başlaması hedefleniyor.
GÜÇHAN Turbofan Motoru Teknik Karne Özellik Detay Geliştirici MSB AR-GE Merkezi İtki Gücü 42.000 lbf Teknoloji Tek (Mono) Kristal Kanatçıklar Üretim Adedi 6 Adet (Prototip/Test Aşaması) Hedef Savaş Uçakları ve Stratejik PlatformlarJet motoru üretimi, bir ülkenin tam bağımsızlık yolundaki en yüksek teknolojik kalesidir. GÜÇHAN projesini, savunma sanayiimiz üzerindeki "ambargo enkazlarını" temizleyen stratejik bir hamle olarak görüyoruz. 42 bin lbf gibi devasa bir itki gücünün milli imkanlarla ve özgün tasarımla hayata geçirilmesi, teknolojik dirençliliğimizin (technological resilience) geldiği zirve noktasıdır. Bu motor, sadece bir makine değil, Türk mühendisliğinin gökyüzündeki sarsılmaz özgüvenidir. Emeği geçen tüm teknisyen ve mühendislerimize "Helal Olsun" diyoruz.