Ankara Başkent Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | baskenthaberler.com

Nuh Albayrak’tan Tarihi Uyarı: "İngilizlerin Hilafet Hesapları ve İttihatçı Saflığı"

GÜNDEM

Gazeteci Nuh Albayrak, Meşrutiyet sonrası İngilizlerin İttihatçılara bakışını ve Hilafet makamının küresel etkisini sarsıcı bir anekdotla hatırlattı.

ANKARA – Gazeteci-Yazar Nuh Albayrak, Osmanlı’nın son döneminde yaşanan Meşrutiyet ilanı ve sonrasındaki İngiliz stratejilerine dair çarpıcı bir değerlendirmede bulundu. Albayrak, dönemin Maarif Vekili Rıza Tevfik (Bölükbaşı) ile İngiliz Büyükelçisi Lord Nicholson arasında geçen tarihi diyaloğu hatırlatarak, günümüzdeki siyasi tartışmalara da ışık tuttu.

"Sultan ve Hilafet Neden Duruyor?"

Albayrak'ın aktardığına göre, Meşrutiyet ilanı sonrası İngilizlerin İttihatçılara karşı mesafeli tavrının arkasında, bekledikleri yıkımın gerçekleşmemesi yatıyordu. Lord Nicholson, İttihatçıların "Neden bize böyle davranıyorsunuz?" sorusuna şu sarsıcı cevabı vermişti:

"Sizi, 'İhtilâl olacak, Sultan da Hilafet de gidecek' diye destekledik. Fakat Sultan da Hilafet de yerinde duruyor."

Milyonlarca Altın vs. Bir Selam-ı Şahane

Nuh Albayrak, Rıza Tevfik’in "Hilafet, İngiltere’yi neden ilgilendiriyor?" sorusuna verilen cevabın, bugün bile jeopolitik dengeleri anlamak için anahtar niteliğinde olduğunu belirtti. İngiliz elçisinin, Müslüman coğrafyasındaki etkisizliklerini itiraf eden şu sözleri dikkat çekti:

"Biz Mısır'da ve Hindistan'da Müslümanları etki altına alabilmek için milyonlarca altın harcadık ama başaramadık. Hâlbuki Halife; yılda bir selam-ı şahane ve Kur'an gönderiyor, bütün Müslümanlar hudutsuz bir hürmet duyuyor."

"Ahmaklık mı, İhanet mi?"

Albayrak, dönemin devlet adamlarının bu denli açık bir emperyalist stratejiyi görememesini sert bir dille eleştirdi. Maarif Vekilliği yapmış isimlerin dahi İngiliz niyetlerini sorgulamadaki eksikliğini "ahmaklık" olarak niteleyen Albayrak, bu ibretlik tablonun "günümüzdeki İttihatçı zihniyete" de bir ders olması gerektiğini vurguladı.

Tarihi Diyalog Analiz Kartı

Tarih, sadece geçmişin bir kaydı değil, geleceğin "erken uyarı sistemidir". Nuh Albayrak'ın hatırlattığı bu diyaloğu, milli bir "hafıza tazelemesi" olarak görüyoruz. Bir devletin manevi gücünün, emperyalizmin milyonlarca altınından daha etkili olduğunu görememek, idari bir "basiret enkazıdır". Toplumsal dirençliliğimizi (national resilience) korumak, sadece askeri güçle değil, bu tür tarihi tuzakları ve manevi kaleleri doğru analiz etmekle mümkündür. Geçmişin "İttihatçı saflığına" düşmemek, tam bağımsızlık yolundaki en büyük zihinsel barajımızdır.

Taraf Pozisyon / Görüş Hedef / Tespit Lord Nicholson İngiltere Büyükelçisi Sultan ve Hilafetin tasfiyesi Rıza Tevfik Maarif Vekili (İttihatçı) İngiliz desteğinin nedenini sorgulayan safiyet İngiliz Stratejisi Altınla satın alınamayan bağlılık Hilafetin manevi otoritesini kırmak Albayrak’ın Notu Tarihi ders ve güncel uyarı Devlet yönetimindeki basiretsizliğin eleştirisi
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.